Anasayfa / ANALİZ / ÖSYM ve YÖK’E ÖNERİLER

ÖSYM ve YÖK’E ÖNERİLER

ÖSYM ve YÖK’E ÖNERİLER

Üniversiteye girişte şu anda uygulanan sınav sistemi 2010’da getirildi ve bu yıl 7.defa uygulanıyor. Sınav sistemi içinde bazı aksaklıklar barındırsa da ana hatlarıyla amaca hizmet ediyor. Ülke şartları, üniversite sayısı-kontenjanlar, sınava giren aday sayısı düşünüldüğünde, sistem ihtiyacı karşılar nitelikte. Ancak sistemin ana hatlarına dokunmadan bazı değişiklikler yapılması gerekiyor. İşte bu yazımda, sistemde göze çarpan aksaklıklara ve çözüm önerilerine değindim:

  • Sınavsız Geçiş Devam Edip Baraj Getirilmeli veya Önlisansa Getirilecek Olan Ek Puan Artırılmalı:  Geçme ihtimali yüksek olan torba kanunda bulunan bir maddeye göre, sınavsız geçiş kaldırılıyor, yerine meslek liseliler için, kendi alanlarının devamı niteliğindeki önlisanslara ek puan getiriliyor. Bunun yerine sınavsız geçiş için YGS girme zorunluluğu ve 150 gibi bir baraj belirlenebilir. Ancak MYO kalitesini arttırmak, aynı zamanda da meslek liselerine teşviki devam ettirmek için, sınavsız geçiş kaldırılarak ek puanın gelmesi, ancak bu ek puanın şu anki haliyle değil de katlanarak gelmesi daha doğru olacaktır. Diploma notuna göre 15-30 arası alınan ek puanın; önlisansa giderken 30-60 arası olması sağlanabilir.

 

  • Ek Puan Başarı Sırası Sütunu Kaldırılmalı: Şu anda 12.sınıfta olan meslek lisesi öğrencileri ek puan alamayacağı için, öğrenciler ek puan başarı sırası sütununda geçmiş yıllara göre çok daha iyi sıralar görecek. Bu da hayal kırıklığı oluşturacak, çünkü o sıraya dahil olmayan, yani ek puan alamayan birçok aday da ek puan alanların rakibi olacak. Bu durumda biz tercih danışmanları doğru tercih yapabilmek adına, ek başarı sırasını dikkate almayacak; adayın ek puanlı puanının genel başarı sıra karşılığını bulacağız. (EK BAŞARI SIRASI İLE İLGİLİ YAZIMIZ İÇİN TIKLAYINIZ) Ösym’ye önerimiz; bu sene ek puan başarı sırası yerine, ek puanlı yerleştirme puanının genel başarı sıra karşılığını yayınlaması. (Aksi takdirde birçok aday yanlış tercih yapacak, “kesin kazanırım” düşüncesiyle tercih ettiği programlara yerleşemeyecek ve büyük bir hayal kırıklığı yaşayacak)

 

  • Sınavsız Geçiş Tercihinde Bulunan Aday, Obp ile Yerleşemediği Takdirde Ygs Puanı ile Yerleşmek İsteyip İstemediğine Karar Verebilmeli: Sınavsız geçiş için başvuran bazı adaylar, sistem izin verdiği için, geçen sene getirilen %60-40 kontenjan kuralından dolayı, obp’lerinin yetmediği ancak Ygs puanlarının yettiği programlara YGS puanları ile yerleştirildiler. Bu adaylardan 2016’da tekrar yerleşmek üzere sınava girenlerin obp’leri yarıya düşecek. Bu sorunu çözmek için %60’lık kısmın kodu ayrı; %40’lık kontenjanın kodu ayrı olabilir, ancak bu durumda iki kontenjan türünü de tercih etmek isteyen adaylar, 24 tercihinden 2’sini kullanmış olurlar. Bunun yerine sınavsız geçiş tercihinde bulunan adaylara, her program için ayrı ayrı olmak üzere, sistem tercih satırının sağına bir madde koyularak bu sorun çözülebilir. (“Obp yetmediği takdirde YGS puanım ile yerleşmek istiyorum/istemiyorum” gibi…)

 

  • Sınavsız Geçiş Başvurusu Tercih Dönemi Yapılabilmeli: Sınavla ilgisi olmayan, sadece sınavsız geçiş tercih etmeyi düşünen birçok aday; tercih döneminde sınavsız geçiş başvurusu yapmak için ocak ayında başvuru yapması gerektiğini bilmiyor, özellikle eski mezunlar için sınavsız geçiş başvurusu tercih döneminden hemen önceye alınabilir.

 

  • YGS Etkisi Düşürülmeli: Sınav sisteminde YGS daha çok meslek liselilere hitap eden bir sınav; ek puan alınan lisans programları ve önlisans programları, YGS puan türleri ile alıyor, YGS bunun dışında LYS için bir baraj niteliği taşıyor, ayrıca MF-TM-TS-DİL puan türlerini belli oranda etkiliyor. (YGS ETKİSİ KONULU YAZIMIZ İÇİN TIKLAYINIZ) Yine özel yetenek-polis-asker yüksek okulları için de YGS bir baraj niteliği taşıyor. YGS sonrası birçok adayda; moral bozukluğu, sınavı geride bırakma psikolojisi, “bu iş oldu” veya “bu iş olmadı” vb düşünceler sınava hazırlık performansını etkiliyor ve çalışma düzenini bozuyor. YGS’nin diğer özelliklerine dokunmamakla birlikte MF-TM-TS-DİL puan türlerine etkisi kaldırılarak (veya minimize edilerek) YGS sadece bir baraj sınavı niteliğine büründürülürse, YGS sonrası adayların motivasyonu eskisi kadar olumsuz etkilenmeyecektir.

 

  • Başvuru Ücretleri Belirlenirken Kar Hedeflenmemeli: Eğer kar amacı güdülüyorsa bundan vazgeçilmeli, birçok aday defalarca bu sınavlara giriyor ve başvuru ücretini karşılamakta zorlanabiliyor. Örneğin YGS ve bütün LYS’lere katılan aday bu sene 230TL harcadı, tabi buna sınava gidiş-geliş-yol-yemek vs masrafları dahil değil.

 

  • Benzer Programlar Aynı İsim Altında Birleşmeli: Özellikle iktisadi idari bilimler fakülteleri ve turizm fakülteleri başta olmak üzere birçok fakültede, aynı kazanımları hedefleyen farklı isimde birçok program var. Ayrıca aynı program küçük isim değişiklikleri ile farklı üniversitelerde bulunabiliyor. Bu da kafa karışıklığına yol açıyor. Bu gibi içeriği aynı veya çok yakın olan programlar tek bir isim altında birleştirilebilir. Ayrıca önlisans ve lisans için aynı ada sahip olan programların, adaylar tarafından doğru anlaşılabilmesi için, program adları farklılaştırılmalı

 

  • Fakülte-Yüksekokul Karmaşası Sonlandırılmalı: Mezuniyet kazanımı açısından bir fark bulunmayan bu ayrım sadece kafa karıştırıyor, aynı programın farklı puan türlerinden alması adaylarda soru işareti bırakıyor. (Fizyoterapi-Beslenme ve Diyetetik-Sosyal Hizmet gibi birçok program 2 farklı puan türünden alıyor.)

 

  • Bazı Fakültelerde İlk 2 Yıl Program Ayrımı Olmamalı: İktisadi İdari Bilimler, İletişim, Turizm gibi bünyesinde benzer nitelikte birçok programı barındıran fakültelerde, adaylar program tercihi yerine fakülte tercihi yapabilir. İlk  2 yıl ortak dersler görüldükten sonra, 3.yıl öğrenciler diledikleri programa devam edebilirler. (Şartları üniversite yönetimleri belirler.)

 

  • Özellikle Özel ve Temel Liselerde Verilen Uçuk Notlar Dengeye Oturmalı: 95-100 arası diploma notu ile mezun olan temel lise mezunu ile, 70-80 arası diploma notu ile mezun olan fen-anadolu lisesi mezunu aday YGS-LYS’de benzer performans gösterdiğinde, fen-anadolu lisesi mezunu adayın yerleştirme başarı sırası geriliyor ve büyük bir mağduriyet oluşuyor. Özel ve Temel Liselere bu anlamda denetim getirilmeli veya OBP etkisi ortadan kaldırılmalı. (Bu durumda liselerde öğrenciyi tutmak daha da zorlaşacağı için ara bir formül geliştirilmeli) (2012’de kaldırılına ağırlıklı orta öğretim başarı puanı sistemi bazı değişikliklerle tekrar geri getirilebilir.)

 

  • Dgs Kontenjanları Artırılmalı: Önlisans okuyan öğrencileri özendirmek, önlisansa giriş kalitesini yükseltmek ve YGS-LYS’de talihsizlikler yaşayan adaylara ikinci bir fırsat sunmak amacıyla Dgs kontenjanları arttırılmalı.

 

  • Vakıf Üniversitesi Yerine Özel Üniversite: Kanunlar üniversitelerin vakıf olarak tanımlanmasını gerektiriyor. Bu da kafaları karıştırabiliyor. Herkesin bildiği gibi kar amacı gütmeme zorunluluğundan dolayı vakıf anlayışı var. Oysa Türkiye’nin önde gelen firmalarının kendi üniversitelerini açmaları teşvik edilmeli, birçok firma vakıf kurarak bu sorunu aşsa da bu durum daha da kolaylaştırılmalı, aday öğrencilerin kafasındaki vakıf-özel karmaşası da bu şekilde sonlandırılabilir.

 

  • Sınav Giriş Yerleri Belirlenirken Boy-Kilo Dikkate Alınmalı: Ösym başvuru formunda boy-kilo sorduğu halde, sınav giriş yerlerini belirlerken bunu pek dikkate almıyor. 1.90 boyundaki aday ilkokulda sınava girerken; 1.50 boyundaki aday lise-üniversitede sınava girebiliyor. Ösym başvuru formuna yazılan boy-kilo değerlerini dikkate alarak, aday öğrencilerin sınav esnasında kendilerine daha uygun, rahat edebilecekleri bir sıraya oturmalarını sağlamalı.

 

  • Dil-3 Puan Türü Kaldırılabilir: Dil-3 puan türünde Ygs etkisi %80; Lys-5 etkisi ise sadece %20. Bu durumda Lys-5 formalite haline geliyor, tabi bunun böyle olmasının sebebi, Dil-3 ile gidilen programların İngilizce ile ilgisinin olmaması; ilgisi olan dillerden de dil sınavı yapmanın makul olmaması (Örneğin Japon Dili Edebiyatı-Japonca öğretmenliği tüm Türkiye toplam kontenjanı 114, 114 kontenjan için dilde bir Japonca sınavı oluşturmak mantılı değil) Ösym mecbur kaldığı için bu adayları İngilizce (veya Almanca-Fransızca) sınavına alıyor. Oysa LYS-5’in etkisi sıfırlanıp; %48 olan Ygs Türkçe etkisi artırılarak bu sorun çözülebilir.

 

  • Psikoloji Programına Yerleşmek İsteyen Aday LYS-4 Testinde Bulunan 8 Psikoloji Sorusundan Sorumlu Değil: Psikoloji programı TM-3 puan türünden öğrenci kabul ediyor. TM-3 puan türünde ise LYS-4’ün hiçbir etkisi yok. Ancak LYS-4’te 8 adet psikoloji sorusu bulunuyor. Bu durumda psikoloji okumak isteyen bir aday, 8 psikoloji sorusunun 8’ini de yanlış yapsa veya 8’ini de doğru yapsa, puanına hiçbir katkısı-etkisi olmuyor. Bu sosyoloji için de geçerli. Bu anlamsız puanlandırma değiştirilmeli.

 

  • Sınav Açıklama Tarihleri Öne Alınmalı: Ösym artık sınav sonuçlarını açıklayacağı tarihleri de duyuruyor, bu güzel bir gelişme. Ancak Lys’den örnek vermek gerekirse, Lys sonuçları, son Lys’nin yapılacağı tarihten tam 22 gün sonra açıklanacak. Ösym’nin 4 günde sınav açıkladığına şahit olduk. Bu altyapıya sahip olan bir kurumun daha makul bir sürede sınavları açıklaması beklenir. Lys için daha önce de çeşitli platformlarda dile getirdiğim gibi, bayram sonrası 8 temmuz uygun bir tarih olabilir, bu şekilde tercih takvimi de sıkışmamış olur. Sonraki yıllar ve diğer sınavlar için de 10-12 günlük bir sürenin sınav sonucu açıklanması için makul bir süre olduğunu düşünüyorum.

 

  • Tercih Takvimi Açıklanmalı: Ösym 1 yıllık sınav takvimini yayınlıyor, yukarıda da belirttiğimiz gibi sınav sonuçlarının açıklanacağı tarih bile bulunuyor bu takvimde. Ancak nedense tercih takvimi yer almıyor. Tercih dönemini belirsizliği hem tercih danışmanlarını hem de kurumları zor durumda bırakıyor, tercih takvimi için tercih kılavuzunu beklememiz gerekiyor. Ösym’nin tercih takvimini, Sınav takvimi içerisinde veya başvuru kılavuzu içerisinde belirtmesi gerektiğini düşünüyorum.

 

  • Sınavlarda Ortalama Yükseltme Hedefi Yerine; Kalite, Ölçme Değerlendirme Öncelenmeli. YGS-LYS başta olmak üzere merkezi sınavlarda Türkiye ortalamasını yükseltme kaygısı yerine; hatasız sınav (her sene mutlaka birkaç soru hatalı olduğu için iptal ediliyor), soru kalitesi, ölçme değerlendirmeye uygunluk gibi kriterler üzerinde durulmalı.

Mürsel AKGÜNEY

Tercih Danışmanı

İlginizi Çekebilir

2016 EK YERLEŞTİRME TERCİH ROBOTU

         Ek yerleştirme için ÖSYM tarafından kılavuz yayınlandı. Lisans programlarında taban puan …

4 yorumlar

  1. Hocam ygs5 siralamam 200 bin.Fakat okuldan banac24 puan gelecek.Lys de matematik 25 net yaptim.Sinava cok basitti diyorlar fakat ben gecen yilda girmis bir ogrenci olarak kesinlikle cok basitti diyemiyorum.Tm3 den okul puanimla birlikte beni geriye atacagini da goz onunde bulundurursak edebiyat ve cografyadan 50 bin icin kacar net yapmam lazim.Tahmini olarak?? Cevap icin tesekkurler ve iyi Ramazanlar 🙂

    • Mürsel AKGÜNEY Tercih Danışmanı

      Net hesabı yapmıyorum maalesef, bunun için parlakbirgelecek sitesini kullanabilirsiniz…

      • Hocam oncekindede böyle bir cevap vermiştiniz net hesabi yapmadiginizi biliyorum fakat sonucta mat sinavina dair ogrencilerinizden aldiginiz bilgiler vardir ve bunun sonuncununda sinavin kolay ya da zor olduguna dair fikriniz muhakkak vardir.Ayrica Parlak bir gelecek 2016 kat sayisi diyor ama o sadede ygs icin gecerli lys leri gecen yila gore degerlendiriyor.Sonucta gecen yildan cok daha farkli bir yil yasiyoruz.Hurriyet egitimdeki rehber hocasinacda sordum.Mat 23 yaptiysan cok düşük çünkü sinav asiri basitti edebiyat ve cografyayi fule yakin yapsam bile 50 bin ihtimali yok dedi fakat parlak bir gelecekte ben 48 edebiyat 20 cografya bile yazdigimda 45 bin geliyor.

        • Mürsel AKGÜNEY Tercih Danışmanı

          Matematik sınavının aşırı kolay olduğunu düşünmüyorum, 23 matematik gayet yeterli, ilk 50 binden çok daha iyi bir sıraya yerleşebilirsiniz iyi bir edebiyat neti ile…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir